2007 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2007 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2008 Perşembe

PATLICANLI AYÇÖREĞİ

Patlıcanlı ayçöreği, çalışan biri olarak haftaiçi akşam yemeği sorununa çözüm amacıyla yaptığım bir yiyecek. Malum kilo sorunları nedeniyle iş çıkışı akşam geç saatlerde fazla yememeye çalışıyoruz aşçı yamağı ile, gerçi blog çalışmaları engel oluyor ama iradeli davranmaya çalışıyoruz:) Ayçöreğinin yanında sıcak bir çorba ile akşam menüsünü tamamlıyoruz. Ayçöreği sebzeli olunca sebze ve karbonhidrat ihtiyacını karşılıyor. Az miktarda yağ ve patates ile hazırlanan hamurda un miktarı da az oluyor yani hafif bir çörek elde ediyoruz. Ben normal un ile yaptım ama kepekli unla da yapılabilir. Tarif şöyle;
Malzemeler:(24 adet çörek için)
-3 adet haşlanmış patates (patatesler küçük ise 4 adet)
-100 gr tereyağ
-1 küçük çay bardağı yoğurt
-1 yumurta
-2 su bardağı un
-1 adet soğan
-3 adet patlıcan
-2 yemek kaşığı sıvıyağ
-2 diş sarmısak
-2 adet domates
-Tuz, pulbiber ve karabiber
-Üzeri için susam, haşhaş veya çörekotu
Yapılışı:
Öncelikle ayçöreğinin içini hazırlıyoruz. Patlıcanları soyup, küp şeklinde doğrayıp, tuzlu suda bekletiyoruz. Soğan ve sarmısağı doğrayıp, sıvıyağda 1-2 dakika kavuruyoruz ve süzdüğümüz patlıcanları ekliyoruz. Domateslerin kabuklarını soyup doğrayarak ilave ediyoruz ve domateslerin suyu tamamen kaybolana ve patlıcanlar yumuşayana kadar pişiriyoruz. Tuz ve baharatını ekleyip, ocaktan alıyoruz.
İç soğurken haşlayıp kabuklarını soyduğumuz patatesleri çatalla ezip, tereyağ, yumurta akı, yoğurt ve unla yoğurup yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Hamuru 4 eşit parçaya bölüp, her parçayı yarım cm kalınlığında açıyoruz ve 6 eşit üçgen şeklinde kesiyoruz, geniş kısmına patlıcanlı içi koyup, yuvarlayarak sarıyoruz ve ay şekli veriyoruz. Diğer 3 parça içinde aynı işlemi tekrarlayıp, üzerine yumurta sarısı sürüyoruz ve haşhaş, çörekotu veya susam serpiştiriyoruz. Yağlı kağıt koyduğumuz tepsiye dizdiğimiz ayçöreklerimizi önceden ısıttığımız fırında üzeri kızarana kadar yaklaşık 30 dakika pişiriyoruz. Afiyet olsun...

ÇİLEKLİ TİRAMİSU

Tiramisu... Tiramisu bildiğimiz gibi bir İtalyan tatlısı ve anlamı kelime karşılığı olarak "beni üste çek" yani moralimi düzelt beni üste çıkar. Bu küçük bilgiyi İtalyanca dersi aldığım sevgili Tanju kursa ilk başladığımız günlerde vermişti ve severek yediğim bu tatlının adının anlamını öğrenince daha çok sever oldum. Çünkü anlamını karşılıyor bence, yediğimde kendimi daha iyi hissediyorum tabi fazla kaçırma sınırına kadar gelmemişsem:)
Tiramisuyu çilek zamanı olduğu için yine Feriköy'deki pazardan aldığım mis kokulu çileklerle yaptım. Çok hafif bir yaz tatlısı oldu ve severek yedik. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-30 adet kedi dili bisküvi
-250 gr çilek
-1 kutu labne peyniri
-3 su bardağı süt
-5 çorba kaşığı şeker
-1 yumurta
-1 yemek kaşığı rom
-1,5 çorba kaşığı un
- 1 tatlı kaşığı nişasta
-2 çorba kaşığı granül kahve
-3 çorba kaşığı esmer şeker
-2 tatlı kaşığı kahve likörü
-1 su bardağı sıcak su
-2 yemek kaşığı kakao
-20 gr bitter çikolata

Yapılışı:
Öncelikle kremamızı hazırlıyoruz. Bunun için sütü, şekeri, yumurtayı, un ve nişastayı karıştırarak kısık ateşte kıvam alıncaya kadar pişiriyoruz. Krema pişince içine labne peynirini ve romu ekleyip soğumaya bırakıyoruz. Ayrı bir kapta sıcak su içinde kahve ve esmer şekerimizi eritiyoruz ve biraz ılıyınca kahve likörünü ekliyoruz. (Kahve likörü tarifine bağlantıdan ulaşabilirsiniz) Kedi dili bisküvilerimizi kahveli karışıma batırarak kalıbımızın tabanına diziyoruz. Üzerine dilimlediğimiz çilekleri diziyoruz ve kremanın yarısını kullanarak bisküvi ve çileklerin üzerini kapatıyoruz. 2. sıradada bisküvilerimizi kahveli karışımla ıslatarak diziyoruz ve kalan kremayı üzerine döküyoruz. Son olarak üzerine kakaoyu eliyoruz (eşit dağılması için) ve 1-2 saat buzdolabında bekletiyoruz. Servis yaparken eritilmiş çikolataya batırdığımız çileklerle süslüyoruz. Afiyet olsun...

22 Ocak 2008 Salı

LAVANTALI KURABİYE

Lavantalı kurabiye çok uzun süredir yapmayı istediğim bir lezzetti. Nihayet geçen hafta denedim ve sonucu beğendik ve karşınızdayız. Bazılarımız lavanta kokusunu çok severken bazılarımız hoşlanmaz biliyorum, ben sevenler tarafındayım. Hatta Buket Uzuner'in İstanbullular kitabının kahramanı Belgin'in lavanta kolonyasına düşkünlüğü, çocuğuna Lavanta ismini koyacak olması hoşuma gitmişti.
Lavanta latince kökenli bir sözcük, lavare-yıkanmak fiilinden geliyor (italyanca kursundan biliyorum:) Aroması çok yoğun olan bu yaz bitkisi eskiden banyo ve kozmetiğin yanısıra tıpta kullanılırken artık mutfakta da yerini aldı. Lavanta çiçekleri ile kekler, kurabiyeler, sütlü tatlılar, cheesecakeler yapılıyor, en kısa zamanda bunlarla da denemeler yapacağım, çünkü baştada belirttiğim gibi kurabiyeleri çok beğendik.

Malzemeler:(25 adet)

-1 adet yumurta
-125 gr tereyağ
-1 su bardağı pudra şekeri
-1 yemek kaşığı süt
-1 çay kaşığı vanilya veya özü
-1 çay kaşığı kabartma tozu
-1 tatlı kaşığı kurutulmuş lavanta(biraz fazla olabilir lavanta sevginize göre)
-2 su bardağı un

Yapılışı:

Tereyağımız ve şekeri iyice çırptıktan sonra, süt ve yumurtamızı ekliyoruz. Sonra vanilya, lavanta, kabartma tozu ve unumuzu karıştırıp hamurumuza yavaş yavaş ekliyoruz. Yumuşak bir hamur olana kadar yoğuruyoruz. 30 dakika kadar dinlendirdikten sonra, istediğimiz kalıpla veya yuvarlak şekil vererek fırın tepsimize diziyoruz. Önceden ısıtılmış 150 derecede fırında 15 dakika beyaz kalacak şekilde pişiriyoruz. İsterseniz üzerine benim yaptığım gibi renklendirilmiş beyaz çikolata ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun....