ZEYTİNYAĞLILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ZEYTİNYAĞLILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2008 Cuma

PÜRE YATAĞINDA NOHUTLU BAMYA

Küçükken sebzelerin çoğunu yemezdim, tek severek yediğim ıspanaktı, ama artık eskiden yemediğim bir çok şeyi severek yapıyor ve yiyorum. Bamya da bunlardan biri; aşağıda verdiğim tarifle püre eşliğinde son derece lezzetli olduğunu söyleyebilirim.


Malzemeler:

-Yarım kilo bamya(Benimki yazdan buzluğa koyduğum domatesle hafifkavrulmuştu)
-1/2 su bardağı haşlanmış nohut
-1 soğan
-1 kırmızı biber
-1-2 diş sarmısak
-Sıvıyağ, tuz ve limon tuzu
-2-3 haşlanmış patates
-1 domates veya çok az salça
-1/2 su bardağı süt
-1 çay kaşığı tereyağ

Yapılışı:

Öncelikle sıvıyağda soğan ve sarmısağı çok az pişiriyoruz. Sonra doğranmış kırmızı biberi ekliyoruz, biraz kavrulduktan sonra kabuğu soyulmuş ve doğranmış domatesi ekliyoruz(Ben buzlukta bulunan yaz domateslerinden kullandım) ve limon tuzunu ekliyoruz. Bunlar sos kıvamını alınca bamyayı ekliyoruz ve su(Bamyalarım daha önceden hafif pişmiş oldukları için ben 3/4 su bardağı ekledim, siz çiğ koyacaksanız; biraz kavurup 1,5 bardak kadar su ilave edin), tuz ve baharatını ilave edip, kısık ateşte 20 dakika kadar pişiriyoruz. Bamyalar pişmek üzereyken nohutları ekleyip 5 dakika daha pişirip, ocaktan alıyoruz.
Püre için haşladığımız patatesleri çatalla ezip, ısıtıp içinde tereyağını erittiğimiz sütü azar azar ekleyip, istediğimiz kıvama gelinceye kadar(yaklaşık 10 dakika) mikserle çırpıyoruz, çok az tuz ve karabiber ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.
Servis yaparken püreyi sıkma torbasına koyup, şekilli duy ile ortasına bamyayı koyduğumuz tabağın kenarlarına sıkarak şekil veriyoruz. Afiyet olsun........

31 Ocak 2008 Perşembe

KEREVİZİN İKİ HALİ...

Kerevizi, yoğun kokusu ve tadı dolayısıyla sevmeyenler olduğunu biliyorum. Vereceğim iki tarifte de kerevizin tadına ve kokusuna başkaldıran lezzetler var. Birincisi portakal, ikincisi sarmısak. İlk tarif kereviz portakal suyunda pişirilerek, ikinci tarif ise kereviz çiğ olarak rendelenerek yapılıyor.


1. HALİ: PORTAKALLI KEREVİZ

Malzemeler:

-2 orta boy kereviz
-1 adet patates
-1 orta boy soğan
-1-2 diş sarmısak
-1 adet havuç
-1/2 su bardağı bezelye
-1/4 demet dereotu
-Sıvıyağ, tuz, karabiber, kırmızı biber
-1 portakalın suyu (Portakal sulu değilse 2 tane kullanmanızı tavsiye ederim)

Yapılışı:

Sıvıyağda küçük doğradığımız soğanlarımızı biraz kavurduktan sonra, sırasıyla yine küçük doğranmış sarmısak, küp şeklinde kesilmiş havuç ve patatesleri, daha sonra soyup, limonlu suda beklettiğimiz kerevizleri küp şeklinde doğrayıp ilave ediyoruz, portakal suyunu da ekleyip, sebzeler suyu çekene kadar pişiriyoruz. (Bu işlem yerken portakal aroması almamızı sağlıyor) Son olarak tuzunu, baharatlarını koyup, 1-2 dakika kavuruyoruz ve 1 su bardağı su ilave ediyoruz. Kerevizlerin yumuşamasına yakın bezelyeyi de ekleyip, kısık ateşte pişirmeye devam ediyoruz. Hepsi piştiğinde altını kapatıyoruz. Soğuduktan sonra üzerini ince kıydığımız dereotuyla süsleyip, servis yapıyoruz. Afiyet olsun...


2. HALİ: YOĞURTLU KEREVİZ SALATASI

Malzemeler:

-2 orta boy kereviz
-1 su bardağı süzme yoğurt
-2 su bardağı normal yoğurt
-1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
-2-3 diş sarmısak
-Tuz
-1 tatlı kaşığı mayonez(isteğe bağlı, ben koymadım)

Yapılışı:

Kerevizlerimizi soyup, kararmaması için limonlu suda bekletiyoruz. Yoğurtları birleştirip, koyu kıvamlı bir karışım elde ediyoruz. Ezilmiş sarmısakları ve tuzu da ilave edip, hızlı bir şekilde yoğudun içine, kerevizlerimizi rendeliyoruz. Son olarak ceviz ve mayonezi ekleyip, iyice karıştırıyoruz. Kıvamı yoğun gelirse endişelenmeyin tuz ve kereviz kıvamın açılmasını sağlayacaktır. Son derece lezzetli dip sos olarak da kullanılabilecek bir tarif. Afiyet olsun

PORTAKALLI YERELMASI



Yerelması patates görünümü altında elma tadı olan, hem çiğ olarak hem de pişirilerek tüketilebilen bir sebze. Amerika kökenli olan bu bitki ülkemizde de bol miktarda yetiştiriliyor. Cilde tazelik veren bu bitki kan şekerini yükseltmediği için şeker hastalarınca da yenebiliyor. Boyutu ve şekli itibariyle soyulması zor olsa da değişik tadının çekilen sıkıntıya değer olduğunu düşünüyorum. Yerelmasını çiğ olarak salatalara ekleyebileceğimiz gibi tek başına da yiyebiliriz. Ben bugün pişirilen bir tarif vermek istiyorum, aslında tarif klasik zeytinyağlı tarifi...

Malzemeler:

-1/2 kilo yerelması
-1 adet kırmızı biber
-1 adet patates
-1 orta boy soğan
-1-2 diş sarmısak
-1 adet havuç
-Sıvıyağ, tuz, karabiber, kırmızı biber
-1 portakalın suyu

Yapılışı:

Sıvıyağda küçük doğradığımız soğanlarımızı biraz kavurduktan sonra, sırasıyla yine küçük doğranmış sarmısak ve biber, küp şeklinde kesilmiş havuç ve patatesleri, daha sonra soyup, limonlu suda beklettiğimiz yerelmalarını da küp şeklinde doğrayıp ilave ediyoruz, portakal suyunu da ekleyip, sebzeler suyu çekene kadar pişiriyoruz. (Bu işlem yerken portakal aroması almamızı sağlıyor) Son olarak tuzunu, baharatlarını koyup, 1-2 dakika kavuruyoruz ve 1 su bardağı su ilave edip, yerelmaları yumuşayana kadar kısık ateşte pişiriyoruz. Soğuduktan sonra servis yapıyoruz. Afiyet olsun.

ZEYTİNYAĞLI BARBUNYA

Bir barbunya tarifi de benden... Barbunyayı evde seviyoruz yazın tazesini, kışın ise dondurucuya koyduklarımı kullanarak çok sık olmasa da pişiriyorum. Aşçı yamağı da her öğünde tüketilebilecek bir zeytinyağlı olması nedeniyle, hem yemek, hem meze kılığına girebilmesi marifetleriyle gayet memnuniyle karşılıyor barbunyayı, gerçi yanında pilav ve türevleri varsa daha bir mutlu oluyor. Ben ise meze halini daha çok seviyorum, yanında beyaz peynirle tüketmenin de gayet güzel olduğunu söylemeliyim.
Sanırım blog takipçilerinin çoğunun bir barbunya tarifi vardır, benimki de çoğununkine benzer eminim, ama ben yine de tarifimi paylaşmak istiyorum, çünkü blogu takip eden arkadaşlarımdan biri "ne güzel benim de yapabileceğim kolaylıkta tarifler veriyorsun" demişti, ben de bu sözden etkilendim, kolay ve klasik de olsa yaptığım şeylerin tariflerini mümkün olduğunca paylaşmaya çalışıyorum. Diğer tariflerden farklı olarak ben barbunyayı pişirirken hem sarmısak, hem de soğan kullanıyorum. Fazla uzattım sanki:), tarif şöyle;
Malzemeler:
-Yarım kilo taze barbunya(ayıklanmış halde)
-2 orta boy soğan
-5-6 diş sarmısak
-3 adet yeşil biber
-4 orta boy yaz domatesi
-2 adet patates
-2 adet havuç
-Tuz, baharat
-2 adet kesme şeker
-4 yemek kaşığı zeytinyağ
-7-8 dal maydonoz
Yapılışı:
Her zaman olduğu gibi, öncelikle küçük şekilde doğradığımız soğan ve sarmısakları 2 yemek kaşığı sıvıyağda hafifçe kavuruyoruz ve sırasıyla yeşil biberleri, küp küp doğradığımız havuç ve patatesleri ekliyoruz. Sonra kabuklarını soyup, doğradığımız domatesleri ekliyoruz ve sos kıvamı alana kadar pişiriyoruz. Bu aşamada barbunyaları ekliyoruz ve 3-4 dakika daha pişiriyoruz. Sonra 3 bardak suyumuzu ilave edip, tuz, karabiber, kırmızıbiber ve kesme şekerlerimizi koyuyoruz ve barbunyalar yumuşayana kadar kısık ateşte pişiriyoruz. (Eğer gerekirse pişme sırasında su ilavesi yapabiliriz) Biraz ılıdıktan sonra kalan 2 yemek kaşığı zeytinyağını ekliyoruz. Servis sırasında doğranmış maydanoz ile süslüyoruz. Afiyet olsun...

ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMASI

Haftasonunun tariflerini bitiriyorum. Geriye mahlepli poğaça kaldı onu da yakında vereceğim. Zeytinyağlı yaprak sarması bana zor geliyor, yeni evlendiğim günlerde ilk misafirlerimiz için hazırlamıştım, ama sarma faslı gece yarısına kadar uzayınca, bu iş çalışanlara göre değil, ben artık hazır alırım veya annelere yaptırırım kararı almıştım, şimdilik uyguladığımı da söylemeliyim:) Annem benim geleceğimi duyunca menüye karar vermiş, çok sevdiğim yöresel yoğurt çorbamızı ve yaprak sarmasını önceden hazırlamış. Annemin ölçüleri ve yapımıyla tarifimiz aşağıda;

Malzemeler:

-3-4 adet kuru soğan
-1 çay bardağı zeytinyağı
-2 yemek kaşığı dolmalık fıstık
-2 su bardağı pirinç
-1 yemek kaşığı kuru nane
-1 tatlı kaşığı karabiber
-1 tatlı kaşığı kırmızıbiber
-2 tatlı kaşığı şeker
-2 yemek kaşığı kuş üzümü
-1,5 limonun suyu
-1 tatlı kaşığı tuz
-1 çay bardağı kaynamış su
-1/2 kg asma yaprağı
-2 su bardağı kaynamış su

Yapılışı:

Öncelikle içimizi hazırlamak için kuru soğanları yemeklik doğrayıp 1/2 çay bardağı zeytinyağı ile hafifçe kavuruyoruz, dolmalık fıstığımızı ekliyoruz ve pembeleşene kadar kavurmaya devam ediyoruz, sonra sırasıyla, nane, karabiber ve kırmızıbiberi ekleyip, yıkadığımız pirinci ilave ediyoruz. Pirincimiz biraz kavrulunca şekerimizi, kuş üzümünu, yarım limon suyunu ilave ediyoruz. Son olarak da tuzunu ve 1 çay bardağı kaynamış suyu ilave edip, çok kısık ateşte pirinçler suyu çekene kadar pişiriyoruz ve ocaktan alıp, soğumaya bırakıyoruz.
Asma yapraklarımızı ise kaynayan suda 1-2 dakika kadar tutarak haşlıyoruz. Bu süre yaprağın tazeliği ve cinsine göre değişiyor, yaprak güzelse, çabucak yumuşayacaktır, o zaman 1 dakika bekletmek yerine, suya batırıp, çıkararak yumuşatabiliriz. Sıcak sudan çıkardığımız yaprakları soğuk suya batırıp, suyunu süzdürüyoruz. Yaprakları elimize yerleştirip, üst kısmına doğru, 1 tatlı kaşığı kadar içten koyup, sigara böreği gibi sarıyoruz ve alt kısmına 3-4 tane yaprağı tüm olarak yerleştirdiğimiz tencereye diziyoruz. İçimiz ve yapraklar bitene kadar sarıp, tencereye diziyoruz, dik olarak dizmek daha iyi oluyor, ama zor gelirse yatay şekilde de dizebiliriz. Sarma işlemi bitince üzerine de 3-4 yaprak kapatıp, kalan yarım çay bardağı zeytinyağını ve 1 limon suyunu üzerine gezdirip 2 su bardağı kaynamış suyu da ekleyip, pişirmeye başlıyoruz, suyumuz kaynamaya başlayınca ateşi kısıp 30 dakika kadar pişiriyoruz. Pişme süresi daha kısa olabilir, yaprakların durumuna bakarak, anlayabiliriz. Ocaktan aldığımız yaprak sarmaları oda ısısına gelince servis tabağına alıyoruz, limon dilimleri ve maydanoz yaprakları ile süsleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun...